Cihan Harbi'ne kadar
Hartmann Schedel'in 1493 tarihli kitabında Amazon Savaşçısı tasviri.
Eski adı Yunanca Amisos veya Amisus olan şehir daha sonraları Eis Amison yani "Amisosa" olarak kullanılmış bu isim Roma ve Bizans döneminde Samsunta veya Samsus şeklinde kullanılmıştır[1]. Efsanevi kadın savaşçılar olarak bilinen Amazonlar'ın Thermedon Çayı[2] yakınlarında kurdukları Themiskyra kentinde yaşadıkları Antik Çağ tarihçilerince belirtilmiştir.[3] Daha iyi ok atabilmek için bir göğüslerini kestikleri çeşitli kaynaklarda rivayet edilen ve birçok efsanede adları geçen Amazonlar, Samsun ve yöresinin tarihi ve kültürel değerlerinden kabul edilmesi nedeniyle her yıl adlarına Terme ilçesinde bir festival düzenlenmektedir.
Samsun ili sınırları içerisinde devlet kurarak yaşayan en eski topluluk, Hitit kaynaklarında bahsi geçen Kaşkalar'dır.[4]. Hititler, Frigyalılar, Kimmerler, Lidyalılar ve en son Ege'den Karadeniz'e göçen Miletliler kentin yönetiminde söz sahibi olmuşlardır. Perslerin, Lidya Kralı Krezüs’u yenmeleriyle Amisos, Pers İmparatorluğu'nun eline geçmiştir. M.Ö. 331 yılında Büyük İskender'in Persler'i yenmesiyle Makedonya İmparatorluğu eline geçen Amisos, İskender'in ölümüyle Pers şatrapı Mithridates tarafından kurulan Pontus Devleti'nin sınırları içerisinde yer almış, daha önemlisi bu devletin başkenti olmuştur. M.Ö. 1. asırda da Roma İmparatorluğu hakimiyetine giren Amisos, Roma İmparatorluğu’nun ikiye ayrılmasıyla Bizans İmparatorluğu’nun sınırları içerisinde kaldı. Amisos, 860 yılında Abbasiler zamanında halife Mutassım’ın emriyle Malatyalı Korkunç Ömer komutasındaki kuvvetler tarafından ele geçirilmiş ise de Bizanslılar tarafından tekrar geri alınmıştır. Türklerin Anadolu’ya girmesiyle birlikte Danişmentliler tarafından Samsun kuşatılmış ise de alınamamıştır. Bunun üzerine Danişmendliler o zamanlar şehrin uzağında kalan bir noktaya Samsun Kalesi'ni inşa etmişlerdir.
Anadolu Selçukluları zamanında Samsun’un Müslüman yerleşim yerleri 1185 yılında Anadolu Selçuklu hakimiyetine geçmiştir. Haçlı Seferleri sonrası başkent Trabzon olmak üzere Trabzon Rum İmparatorluğu egemenliğine giren Samsun, Cenevizliler'in Karadeniz’de ticareti ellerine geçirmeleri sonucunda 100 yıl kadar Cenevizli hakimiyetinde kalmıştır. Bu tarihlerde Türklerin yaşadığı Samsun’a Müslüman Samsun, 3 km mesafede bulunan Cenevizlilerin ticaret sitesine de Gavur Samsun veya Kara Samsun denilmiştir. Samsun, 1389 yılında Yıldırım Bayezid zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti çökerken Canik Beyliği'ne de başkentlik yapmıştır.
1893 yılı Osmanlı nüfus sayımına göre Samsun'da yaşayan kişi sayısı 67.624 kişidir. Bunların 33.419'u (%49) Türklerden oluşmaktadır. Samsun'daki Rum nüfusu ise 32.925 kişidir (%49). Bu yıllarda Samsun nüfusunun yarısı Türkler'den yarısı Rumlar'dan oluşmaktadır. Kentteki Hristiyan sayısı Müslümanlar'a eşittir.
Millî Mücadele dönemi
I. Dünya Savaşı’nın ardından bölgede bağımsız bir Pontus Devleti kurmak isteyen[5] Rumlar’ın yoğun yaşadığı Bafra bölgesinde kanlı çatışmalar yaşanmış, şehir iki yıl boyunca Pontus Cumhuriyeti'nin başkentliğini yapmıştır. Mondros Mütarekesi’nin ardından İngilizler kente askeri birlik çıkarmışlarlardır. İtilaf Devletleri’nin Anadolu’nun doğu ve kuzeyindeki karışıklıkların sürmesi durumunda bu yörelerin işgal edileceğini bildirmeleri üzerine, 9. Ordu müfettişliğine atanan Mustafa Kemal sorunu çözmek amacıyla 19 Mayıs 1919’da Samsun’a gönderilmiştir. Anadolu'yu düşman işgalinden kurtarmak ve bağımsız bir cumhuriyet kurma arzusunda olan Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun'a ayak bastığı 19 Mayıs 1919 günü Kurtuluş Savaşı'nın başlangıç tarihi olarak kabul edilmekte ve Gençlik Bayramı olarak coşkulu törenlerle kutlanmaktadır. Terme ilçesinde ise Ermeni ve Rum çeteleriyle çarpışılıyordu. Piç Ahmet ve çetesi tarafından Ermeni ve Rumlar püskürtülmüş ve Terme'nin Kocaman beldesinde bir odaya hapseldilmişlerdir.